İdrar Kaçırma Ameliyatsız Nasıl Tedavi Edilir?
İdrar kaçırma, birçok kişinin yaşadığı ama çoğu zaman konuşmaktan çekindiği bir durumdur. Öksürürken, hapşırırken, gülerken ya da aniden tuvalet ihtiyacı geldiğinde idrar kaçırmak sık görülür. Toplumda genellikle “doğumdan sonra olur”, “yaşlanınca normaldir” ya da “ameliyat şart” gibi düşünceler yaygındır. Oysa güncel bilimsel bilgiler, idrar kaçırmanın büyük bir kısmının ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebildiğini göstermektedir. “Uluslararası Kontinans Derneği” idrar kaçırmayı tedavi edilebilir bir sağlık problemi olarak tanımlar.
İdrar kaçırmanın altında çoğu zaman pelvik taban kaslarıyla ilgili bir sorun yatar. Pelvik taban kasları, mesane ve bağırsakların altında yer alan, idrarı ve dışkıyı tutmamıza yardımcı olan kaslardır. Bu kaslar bazen zayıf çalışabilir, bazen de tam tersine fazla kasılı olup gevşeyemez. Yani her idrar kaçırma problemi sadece “kas zayıflığı” anlamına gelmez. Bu nedenle herkese aynı egzersizi vermek doğru değildir.
Pelvik taban fizyoterapisi, idrar kaçırmanın ameliyatsız tedavisinde en etkili yöntemlerden biridir. Bilimsel çalışmalar, kişiye özel planlanan pelvik taban egzersizlerinin idrar kaçırma şikâyetlerini belirgin şekilde azalttığını göstermektedir. Bu süreçte amaç, kişinin doğru kası tanıması ve bu kası günlük hayatta doğru zamanda kullanabilmesidir. Bazı kişiler kaslarını nasıl çalıştıracağını hissedemeyebilir. Bu durumda biofeedback adı verilen, kasların ekranda ya da sesle geri bildirim verdiği yöntemler devreye girer ve öğrenmeyi kolaylaştırır.
Pelvik taban kasları, nefes alma şeklimiz ve duruşumuzla da yakından ilişkilidir. Yanlış nefes alışkanlıkları ve kötü postür, karın içi basıncı artırarak pelvik tabana ekstra yük bindirebilir. Bu da idrar kaçırmayı artırabilir. Bu yüzden bütüncül pelvik taban tedavilerinde yalnızca kegel egzersizi değil, nefes eğitimi, duruş farkındalığı ve günlük alışkanlıklar da birlikte ele alınır.
Bazı kişilerde sorun, mesanenin çok hassas çalışmasıyla ilgilidir. Bu durumda mesane eğitimi dediğimiz, tuvalet alışkanlıklarını düzenlemeye yönelik yaklaşımlar uygulanır. Tuvalete çok sık gitme ya da sürekli “kaçıracağım” korkusuyla yaşama hali, doğru eğitimle kontrol altına alınabilir.
Ameliyat, idrar kaçırmada her zaman ilk seçenek değildir. Çoğu kişi, doğru değerlendirme ve kişiye özel fizyoterapiyle ameliyata gerek kalmadan rahatlayabilir. İdrar kaçırma utanılacak ya da katlanılması gereken bir durum değildir. Doğru destekle kontrol altına alınabilen, yaşam kalitesini ciddi şekilde iyileştirebilen bir problemdir.
İdrar kaçırma şikâyeti yaşayan kişilerin, sorunun kaynağını doğru anlamak ve kendilerine uygun bir tedavi planı oluşturmak için pelvik taban alanında uzman bir fizyoterapiste başvurması önemlidir.
Uzm. Fzt. Tuğçe Atalay
İstanbul
Pelvik Taban Fizyoterapisi